Verimli Ders Çalışma: Süre mi, Soru Sayısı mı?

26 Tem 2026

Verimli Ders Çalışma: Süre mi, Soru Sayısı mı?

Öğrenciler çalışma verimini genellikle iki ölçütle takip eder: kaç saat çalışıldığı veya kaç soru çözüldüğü. İkisi de tek başına yanıltıcıdır.

Sürenin yanıltıcı olduğu nokta

Masa başında geçirilen süre, zihinsel olarak geçirilen süreyle aynı değildir. Dikkatin dağıldığı, telefona bakılan veya aynı satırın defalarca okunduğu dakikalar da süreye dahil olur. Bu nedenle günde sekiz saat çalıştığını söyleyen bir öğrencinin gerçek odaklanma süresi çok daha kısa olabilir.

Soru sayısının yanıltıcı olduğu nokta

Çözülen soru sayısı, sorunun zorluğunu ve çözüm sonrası yapılanı göstermez. Kolay soruları hızla çözmek yüksek bir sayı üretir ama net artışı sağlamaz. Asıl belirleyici olan, yanlış yapılan sorunun üzerine ne kadar gidildiğidir.

Daha iyi bir ölçüt: öğrenilen kazanım

  • Bugün hangi kazanımda eksiğimi fark ettim?
  • Fark ettiğim eksiği kapatmak için ne yaptım?
  • Yanlış yaptığım soruyu tekrar çözdüğümde doğru yapabildim mi?
  • Bir hafta sonra aynı tip soruyu hâlâ çözebiliyor muyum?

Bu dört soruya verilen cevaplar, saat veya soru sayısından çok daha güvenilir bir verim göstergesidir.

Çalışma sonunda o günün tek cümlelik özetini yazmak — bugün şunu öğrendim — basit ama etkili bir kontrol yöntemidir. Cümle yazılamıyorsa, o gün öğrenme değil tekrar yapılmış olabilir.

Odaklanma süresini artırmak

Kesintisiz odaklanma süresi çalışılarak uzatılabilen bir beceridir. Kısa aralıklarla başlayıp süreyi kademeli artırmak, uzun oturumlarla başlayıp yarıda bırakmaktan daha kalıcı sonuç verir.

Şubelerimizde etüt saatlerinde öğrencinin çalışma yöntemi de takip edilir; amaç yalnızca soru çözdürmek değil, verimli çalışma alışkanlığı kazandırmaktır.

← Tüm yazılar